Estetik Operasyonlarda Hekimin Hukuki Sorumluluğu
Estetik müdahalelerde sözleşmenin niteliği, sonuç taahhüdü, aydınlatma yükümlülüğünün kapsamı, komplikasyon ayrımı, seçimlik haklar ve görevli mahkeme.
Çalışma Alanı 12
Tıbbi müdahalelerden doğan sorumluluk, hasta hakları ve sağlık hizmetine ilişkin uyuşmazlıkları düzenleyen kurallar.
Sağlık hukuku, sağlık hizmetinin sunulması sırasında hasta, sağlık meslek mensubu ve sağlık kuruluşu arasında kurulan ilişkileri düzenleyen kurallardan oluşur. Alanın merkezinde, kişinin vücut bütünlüğüne yönelen tıbbi müdahalenin hangi şartlarda hukuka uygun sayılacağı sorusu bulunur.
Bu soru iki yönlü olarak yanıtlanır. Müdahalenin tıbbın genel kabul görmüş standartlarına uygun yürütülmesi birinci şart, hastanın bilgilendirilmiş iradesine dayanması ise ikinci şarttır. Bu şartlardan birinin gerçekleşmemesi hukuki, kimi durumlarda cezai sorumluluk doğurabilir.
Uygulamada en sık karşılaşılan uyuşmazlıklar; teşhis ve tedavi sürecindeki hatalar, ameliyat sonrası takip ve bakımın yetersizliği, aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmemesi, estetik amaçlı müdahalelerde beklenen sonucun sağlanamaması ve hasta mahremiyetinin ihlali etrafında toplanır.
Alanda tek bir çerçeve kanun bulunmaz; kurallar farklı düzenlemelere dağılmıştır.
Mesleğin icrasına ilişkin temel hükümler 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanunda yer alır. Bu Kanunun 70. maddesi, tıbbi müdahale öncesinde hastanın muvafakatinin alınmasını düzenler ve büyük cerrahi müdahaleler için yazılı şekil arar.
Hasta haklarının ayrıntısı Hasta Hakları Yönetmeliğinde düzenlenmiştir. Yönetmelik; bilgilendirmenin kapsamı ve usulü, rızanın alınması ve şekli, tedaviyi reddetme, mahremiyet ile tıbbi kayıtlara erişim konularını ayrı maddelerde ele alır.
Sorumluluğun hukuki temeli bakımından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu uygulanır. Özel sağlık kuruluşlarında hekim, kuruluş adına hareket ettiğinden yardımcı kişi konumunda değerlendirilir (m. 116); serbest çalışan hekim ile hasta arasındaki ilişki ise kural olarak vekâlet sözleşmesi niteliğindedir (m. 502). Estetik amaçlı müdahalelerde eser sözleşmesine ilişkin hükümler gündeme gelebilir.
Bunlara 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununun ek 18. maddesi eklenir. Bu madde, kamu veya özel sağlık kuruluşlarında görev yapan sağlık meslek mensuplarının muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin işlemleri nedeniyle yapılacak soruşturmaları özel bir izin usulüne bağlamıştır. Ceza boyutunda ise 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun taksirle öldürme ve taksirle yaralamaya ilişkin 85 ve 89. maddeleri uygulanabilir.
İzlenecek yol, tedavinin yapıldığı kuruluşun niteliğine göre ayrılır.
Özel sağlık kuruluşları ile serbest çalışan hekimlere karşı açılacak tazminat davalarında, hasta ile sağlık hizmeti sunucusu arasındaki ilişki tüketici işlemi sayıldığından tüketici mahkemeleri görevlidir (6502 sayılı Kanun m. 73). Bu davalarda, kanunda sayılan istisnalar dışında arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır (m. 73/A).
Kamu sağlık kuruluşlarında gerçekleştirilen müdahalelerde sorumluluk, idarenin hizmet kusuru esasına göre değerlendirilir ve idari yargıda tam yargı davası açılır. Anayasanın 129. maddesi gereği dava, kamu görevlisi olan hekime değil idareye yöneltilir. Dava öncesinde 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 13. maddesinde öngörülen süreler içinde ilgili idareye başvurulması gerekir.
Ceza soruşturması bakımından 3359 sayılı Kanunun ek 18. maddesi özel bir usul öngörür. Sağlık mesleğinin icrası kapsamındaki tıbbi işlem ve uygulamalar nedeniyle yapılacak soruşturmalarda, 4483 sayılı Kanun hükümleri uygulanır ve soruşturma izni Sağlık Bakanlığı bünyesinde kurulan Mesleki Sorumluluk Kurulu tarafından verilir.
Bu alandaki uyuşmazlıklarda tıbbi kayıtlar belirleyici olur. Hasta dosyası, muayene bulguları, tetkik sonuçları, ameliyat ve anestezi notları ile takip kayıtları, müdahalenin tıbbın gereklerine uygun yürütülüp yürütülmediğinin değerlendirilmesinde temel dayanaktır. Hasta Hakları Yönetmeliği, hastaya bu kayıtları inceleme ve bir suretini alma hakkı tanır.
Aydınlatmanın yapıldığının ispat yükü sağlık hizmeti sunucusuna aittir. Bu nedenle rıza belgesinin müdahaleye özgü bilgiler içermesi önem taşır.
Süreler bakımından talebin dayandığı hukuki sebep belirleyicidir. Sözleşmeye aykırılığa dayanan taleplerde, vekâlet sözleşmesinden doğan alacaklarda ve haksız fiil hükümlerine dayanılan hâllerde farklı zamanaşımı süreleri uygulanır; idari yargı yolunda ise ayrı başvuru süreleri geçerlidir. Her somut olay kendi koşulları içinde ayrıca değerlendirilmelidir.
Görevli mahkeme, tedavinin yapıldığı kuruluşun niteliğine göre belirlenir. Özel sağlık kuruluşları ile serbest çalışan hekimlere karşı açılacak davalarda ilişki tüketici işlemi sayıldığından tüketici mahkemeleri görevlidir (6502 sayılı Kanun m. 73) ve dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır (m. 73/A). Kamu sağlık kuruluşlarına karşı açılacak davalarda ise idare mahkemelerinde tam yargı davası açılır.
Hayır. Anayasanın 129. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ancak idare aleyhine açılabilir. Dava ilgili idareye yöneltilir; idare ödediği tazminat için mevzuatta öngörülen usul çerçevesinde ilgiliye rücu edebilir.
Hasta Hakları Yönetmeliğinin 28. maddesine göre mevzuatın öngördüğü istisnalar dışında rıza şekle bağlı değildir. Bununla birlikte 1219 sayılı Kanunun 70. maddesi büyük cerrahi müdahaleler için muvafakatin yazılı olmasını arar. Yönetmeliğin 26. maddesi de uyuşmazlığa mahal vermesi tıbben muhtemel görülen müdahaleler için rıza formu düzenlenmesini öngörür. Aydınlatmanın yapıldığını ispat yükü sağlık hizmeti sunucusundadır.
Hayır. Tıbbın gereklerine uygun bir müdahalede dahi ortaya çıkabilen öngörülebilir istenmeyen sonuçlar komplikasyon olarak nitelendirilir ve kural olarak tek başına sorumluluk doğurmaz. Buna karşılık öngörülebilir bir komplikasyonun hastaya önceden bildirilmemiş olması ya da komplikasyon gerçekleştikten sonra teşhis, takip veya tedavi sürecinde gecikme bulunması sorumluluk doğurabilir.
Makaleler
Estetik müdahalelerde sözleşmenin niteliği, sonuç taahhüdü, aydınlatma yükümlülüğünün kapsamı, komplikasyon ayrımı, seçimlik haklar ve görevli mahkeme.
Hasta haklarının kapsamı, bilgilendirmenin içeriği, aydınlatılmış onamın şekli ve ispatı, tedaviyi reddetme, küçükler ve acil durumlara ilişkin kurallar.
Tıbbi uygulama hatası ile komplikasyon ayrımı, özel ve kamu sağlık kuruluşlarında sorumluluk, görevli mahkeme, zamanaşımı ve ceza boyutu hakkında bilgiler.