Çalışma Alanı 01

Ceza Hukuku

Suç ve yaptırımlara ilişkin kurallar ile soruşturma ve kovuşturma evrelerinde uygulanan ceza muhakemesi usulü.

Başlıca Konular

  • Soruşturma evresinde şüphelinin haklarının korunması
  • Gözaltı, yakalama ve arama gibi koruma tedbirleri
  • Tutuklama ve adli kontrol kararlarına itiraz
  • İddianamenin değerlendirilmesi ve kovuşturma evresi
  • Uzlaştırma ve şikâyete bağlı suçlarda usul
  • Hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme
  • İstinaf ve temyiz kanun yollarına başvuru
  • Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat istemleri
  • Ceza infaz hukukuna ilişkin uyuşmazlıklar

Ceza hukukunun kapsamı

Ceza hukuku, hangi eylemlerin suç sayıldığını ve bu eylemlere hangi yaptırımların uygulanacağını belirleyen kurallardan oluşur. Maddi ceza hukuku suçun unsurlarını, kusurluluğu, hukuka uygunluk nedenlerini ve cezanın belirlenmesini düzenlerken; ceza muhakemesi hukuku bu kuralların hangi usulle uygulanacağını gösterir.

Alanın temel ilkeleri arasında suçta ve cezada kanunilik, masumiyet karinesi, şüpheden sanık yararlanır ilkesi ve savunma hakkının korunması yer alır. Bu ilkeler hem Anayasa’da hem de taraf olunan uluslararası sözleşmelerde güvence altına alınmıştır.

Temel mevzuat

Suç ve cezalara ilişkin genel çerçeve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) ile çizilmiştir. Suçun unsurları, kusurluluk, teşebbüs ve iştirak gibi genel hükümler kanunun birinci kitabında; kişilere, topluma ve Devlete karşı suçlar ise ikinci kitabında düzenlenir.

Yargılama usulü bakımından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) esas alınır. Koruma tedbirleri, savunma hakkı, deliller, uzlaştırma ve kanun yolları bu kanunda yer alır. Bunların yanında şu düzenlemeler de sıkça uygulanır:

  • 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun,
  • 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu,
  • 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun,
  • 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu ve 5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu.

Soruşturma ve kovuşturma evreleri

Ceza muhakemesi iki temel evreye ayrılır. Soruşturma evresi, suç şüphesinin öğrenilmesiyle başlar ve Cumhuriyet savcısı tarafından yürütülür. Bu evrede deliller toplanır, şüphelinin ifadesi alınır ve gerektiğinde koruma tedbirlerine başvurulur.

Soruşturma sonunda yeterli şüphe bulunmazsa kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir; yeterli şüphe varsa iddianame düzenlenir. İddianamenin mahkemece kabulüyle kovuşturma evresi başlar ve yargılama duruşmalı olarak yürütülür.

Şüpheli ve sanığa tanınan güvenceler bu evrelerin tamamında geçerlidir. Müdafi yardımından yararlanma hakkı, yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmama hakkı ve delillerin toplanmasını isteme imkânı bunların başında gelir (CMK m. 147). Kanunda sayılan hâllerde müdafi görevlendirilmesi ayrıca zorunludur (CMK m. 150).

Görevli mahkemeler ve önemli süreler

Görevli mahkeme, suçun türüne ve öngörülen cezanın ağırlığına göre belirlenir. Ağır ceza mahkemesinin görevine giren suçlar kanunda ayrıca sayılmış olup, bunların dışında kalan suçlara kural olarak asliye ceza mahkemesi bakar. Fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış kişiler bakımından çocuk mahkemeleri görevlidir.

Sürelerin doğru hesaplanması bu alanda belirleyici önemdedir. Uygulamada sıkça karşılaşılan süreler arasında şunlar sayılabilir:

  • Şikâyete bağlı suçlarda altı aylık şikâyet süresi (TCK m. 73),
  • Gözaltı süresi ve uzatılmasına ilişkin süreler (CMK m. 91),
  • Tutukluluğun incelenmesinde otuzar günlük süreler ile azami tutukluluk süreleri (CMK m. 102, 108),
  • Kararlara itirazda iki haftalık süre (CMK m. 268),
  • Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat isteminde üç aylık ve bir yıllık süreler (CMK m. 142).

Dikkat edilmesi gereken genel hususlar

Ceza muhakemesinde delillerin hukuka uygun yöntemlerle elde edilmiş olması esastır. Yasak usullerle alınan beyanlar, rıza ile verilmiş olsa dahi delil olarak değerlendirilemez; müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade de hâkim veya mahkeme huzurunda doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz (CMK m. 148).

Uzlaştırma kapsamına giren suçlarda bu yolun işletilmesi kanuni bir zorunluluktur ve sürecin sonucu davanın akıbetini doğrudan etkiler (CMK m. 253-255). Benzer biçimde hükmün açıklanmasının geri bırakılması, erteleme ve seçenek yaptırımlar gibi kurumlar, kanunda öngörülen şartların varlığına bağlıdır.

Bu alandaki düzenlemeler sık aralıklarla değiştiğinden, somut bir olayda hangi hükmün uygulanacağı fiilin ve kararın tarihine göre değerlendirilmelidir. Her dosya kendi koşulları içinde ayrıca ele alınmalıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

Soruşturma ile kovuşturma arasındaki fark nedir?

Soruşturma, suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen ve Cumhuriyet savcısı tarafından yürütülen evredir. Kovuşturma ise iddianamenin kabulüyle başlayıp hükmün kesinleşmesine kadar süren ve mahkeme önünde geçen evredir. Şüpheli sıfatı kovuşturma evresinde sanığa dönüşür.

Gözaltı süresi en fazla ne kadar olabilir?

Kural olarak gözaltı süresi, yakalama anından itibaren yirmi dört saati geçemez; yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilme için geçen zorunlu süre bu hesaba katılmaz ve on iki saati aşamaz. Toplu olarak işlenen suçlarda Cumhuriyet savcısı, her defasında bir günü geçmemek üzere süreyi üç gün daha uzatabilir (CMK m. 91).

Şikâyete bağlı suçlarda şikâyet süresi nedir?

Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlarda süre altı aydır. Bu süre, zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla, şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar (TCK m. 73). Hakaret suçunda şikâyet süresi, fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren her hâlde iki yılı geçemez.

Ceza davalarında görevli mahkeme nasıl belirlenir?

Görevli mahkeme, suç için kanunda öngörülen cezaya ve suçun türüne göre 5235 sayılı Kanun hükümlerine göre belirlenir. Kanunda sayılan ağır suçlar ile ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlara ağır ceza mahkemesi, bunun dışında kalan suçlara kural olarak asliye ceza mahkemesi bakar. Fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış kişiler bakımından çocuk mahkemeleri görevlidir.

Ceza mahkemesi kararına karşı hangi kanun yollarına başvurulabilir?

İlk derece mahkemesi kararlarına karşı kural olarak istinaf yoluna başvurulur; başvuru süresi hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğinden itibaren iki haftadır. Bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı, kanunda öngörülen sınırlar içinde temyiz yolu açıktır. Hâkim kararları ile kanunun gösterdiği hâllerde mahkeme kararlarına karşı ise itiraz yoluna gidilir.

Makaleler

Bu Alandaki Yazılar

Tümünü görüntüle