Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) Nedir?

HAGB kararının şartları, beş yıllık denetim süresi, denetim süresinin sonuçları, kanun yolu ve kararların kaydedildiği sistem hakkında genel bilgiler.

İçindekiler

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB), yargılama sonunda kurulan hükmün açıklanmasının belirli bir süre ertelenmesi ve bu süre içinde sanığın denetim altında tutulması esasına dayanan bir kurumdur. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 231. maddesinde düzenlenmiştir.

Kurum, Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının ardından kanun koyucu tarafından yeniden ele alınmış; CMK m. 231’in ilgili fıkraları 16/7/2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanunla yeniden düzenlenmiştir. Bu nedenle kuruma ilişkin şartların ve kanun yolunun, kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan hükümlere göre değerlendirilmesi gerekir.

Aşağıda HAGB kararının şartları, denetim süresi, bu sürenin sonuçları ve karara karşı başvurulabilecek kanun yolu genel hatlarıyla açıklanmaktadır.

HAGB kararı ne anlama gelir

CMK m. 231/5 uyarınca, sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası ise, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, müsadereye ilişkin hükümler hariç olmak üzere, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmaması anlamına gelir. Başka bir deyişle ortada kurulmuş fakat açıklanmamış bir hüküm vardır; denetim süresi boyunca bu hüküm sonuç doğurmaz.

Maddede uzlaşmaya ilişkin hükümlerin saklı olduğu ayrıca belirtilmiştir. Suç uzlaştırma kapsamındaysa öncelikle o usulün işletilmesi gerekir.

HAGB kararı verilebilmesinin şartları

CMK m. 231/6’ya göre HAGB kararı verilebilmesi için üç şartın birlikte gerçekleşmesi gerekir:

  • Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,
  • Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması,
  • Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın; aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi.

Zararın giderilmesi şartı bakımından kanun bir kolaylık öngörmüştür. Sanık bu koşulu derhâl yerine getiremediği takdirde, mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık taksitler hâlinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da HAGB kararı verilebilir (CMK m. 231/9).

Açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde, mahkûm olunan hapis cezası ertelenemez; ceza kısa süreli ise seçenek yaptırımlara çevrilemez (CMK m. 231/7). Bu yönüyle HAGB, Türk Ceza Kanunu’ndaki erteleme kurumundan ayrılır.

Denetim süresi ve yükümlülükler

HAGB kararının verilmesi hâlinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tabi tutulur. Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez (CMK m. 231/8).

Mahkeme, bu süre içinde bir yıldan fazla olmamak üzere belirleyeceği bir süreyle sanığın denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verebilir. Kanunda sayılan tedbirler şunlardır:

  • Bir meslek veya sanat sahibi olmaması hâlinde, meslek veya sanat sahibi olmasını sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesi,
  • Bir meslek veya sanat sahibi olması hâlinde, bir kamu kurumunda veya aynı meslek ya da sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılması,
  • Belli yerlere gitmekten yasaklanması, belli yerlere devam etmek hususunda yükümlü kılınması ya da takdir edilecek başka bir yükümlülüğü yerine getirmesi.

Denetimli serbestlik tedbirine karar verilmesi zorunlu değildir; mahkemenin takdirindedir. Denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur.

Denetim süresinin sonuçları

Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılır ve davanın düşmesi kararı verilir (CMK m. 231/10).

Buna karşılık denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya yükümlülüklere aykırı davranılması hâlinde mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı hâlinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir (CMK m. 231/11).

Açıklanan veya yeni kurulan hükme karşı itiraz edilebilir. İtiraz mercii, ancak bu fıkradaki koşullarla sınırlı olarak bir değerlendirme yapabilir.

Burada dikkat edilmesi gereken nokta, denetim süresinin yalnızca kasten işlenen yeni bir suç bakımından sonuç doğurmasıdır. Taksirle işlenen bir suç, kural olarak hükmün açıklanması sonucunu doğurmaz.

HAGB kararına karşı kanun yolu

HAGB kararına karşı başvurulacak kanun yolu geçmişte tartışma konusu olmuş ve mevzuatta değişikliğe uğramıştır. Yürürlükteki düzenlemeye göre, CMK m. 272’nin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir (CMK m. 231/12).

Bölge adliye mahkemesi tarafından verilen kararlar hakkında CMK m. 286 hükümleri uygulanır. HAGB kararının ilk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi hâlinde ise temyiz yoluna gidilebilir.

İstinaf ve temyiz incelemesinde karar ve hüküm, usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden incelenir. Kanun yolu ve süresi, hükmü veren mahkemece hazır bulunan sanığa bildirilir (CMK m. 231/2).

Kanun yolunun türü ve süresi, kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan hükümlere göre belirlendiğinden, geçmiş tarihli kararlar bakımından farklı bir usulün uygulanması söz konusu olabilir.

Kararların kaydedildiği sistem

HAGB kararı, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi hâlinde ve maddede belirtilen amaçla kullanılabilir (CMK m. 231/13).

Söz konusu kayıt, herkese açık bir sicil niteliğinde değildir. Bu nedenle uygulamada HAGB kararının, genel adli sicil kaydından farklı bir rejime tabi olduğu kabul edilir.

HAGB’nin uygulanamayacağı suçlar

CMK m. 231/14 uyarınca, maddenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümleri; işkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasa’nın 17. maddesi kapsamında kötü muamele kabul edilebilecek suçlar hakkında uygulanmaz.

Bu istisna, kötü muamele yasağının etkili biçimde korunması amacına dayanır. Ayrıca Anayasa’nın 174. maddesinde koruma altına alınan inkılap kanunlarında yer alan suçlar bakımından da kurumun uygulanmasına ilişkin sınırlamalar bulunmaktadır.

Sonuç

HAGB, kanunda sayılan şartların birlikte gerçekleşmesi hâlinde uygulanabilen ve beş yıllık denetim süresine bağlanan bir kurumdur. Denetim süresinin yükümlülüklere uygun biçimde geçirilmesi davanın düşmesi sonucunu doğururken, kasten yeni bir suç işlenmesi hükmün açıklanmasına yol açar.

Kurumun şartları ve kanun yolu son yıllarda değişikliğe uğradığından, somut bir karar değerlendirilirken kararın tarihi ve o tarihte yürürlükte olan hükümler belirleyici olur. Ceza muhakemesine ilişkin genel çerçeve için Ceza Hukuku sayfası ve Uzlaştırma ve Şikâyete Bağlı Suçlar başlıklı yazı incelenebilir.

Sıkça Sorulan Sorular

HAGB kararı hangi cezalar bakımından verilebilir?

Yargılama sonunda hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olması gerekir. Ayrıca sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış olması, yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varılması ve zararın tamamen giderilmesi şartları aranır.

Denetim süresi ne kadardır ve iyi hâlle geçirilirse ne olur?

Denetim süresi beş yıldır. Bu süre içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik yükümlülüklerine uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak davanın düşmesine karar verilir. Denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur.

Denetim süresi içinde yeni bir suç işlenirse ne olur?

Kasten yeni bir suç işlenmesi veya yükümlülüklere aykırı davranılması hâlinde mahkeme hükmü açıklar. Mahkeme, yükümlülüklerini yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek cezanın yarısına kadar bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşulları varsa erteleme veya seçenek yaptırıma çevirme yoluyla yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir.

HAGB kararına karşı hangi kanun yoluna başvurulur?

Yürürlükteki düzenlemeye göre, CMK m. 272/3 saklı kalmak üzere HAGB kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Kararın ilk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi hâlinde temyiz yolu açıktır. Kanun yolunun türü, kararın verildiği tarihte yürürlükte olan hükümlere göre belirlenir.

HAGB kararı adli sicilde görünür mü?

HAGB kararları, bunlara mahsus ayrı bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi hâlinde ve kanunda belirtilen amaçla kullanılabilir. Bu yönüyle herkese açık bir sicil niteliği taşımaz.

İlgili Mevzuat

  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 231
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 272, 286
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 51

Ceza Hukuku

İlgili Yazılar

Tümünü görüntüle