Çalışma Alanı 07

İcra ve İflas Hukuku

Alacağın cebri icra yoluyla tahsili, haciz, satış ve borç ödemeden aciz hâllerine ilişkin kurallar.

Başlıca Konular

  • İlamlı ve ilamsız icra takipleri
  • Ödeme emrine itiraz ve itirazın hükümden düşürülmesi
  • Kambiyo senetlerine özgü takip yolları
  • Haciz işlemleri ve haczedilemeyen mal ve haklar
  • Hacizli malların satışı ve paranın paylaştırılması
  • İstihkak iddiaları ve üçüncü kişilerin hakları
  • Menfi tespit ve istirdat davaları
  • Konkordato ve iflas süreçleri
  • İcra dairesi işlemlerine karşı şikâyet yolu

İcra ve iflas hukukunun kapsamı

İcra ve iflas hukuku, borcunu rızasıyla yerine getirmeyen borçluya karşı alacağın devlet gücü kullanılarak tahsil edilmesinin usulünü düzenler. Alacaklı kendi eliyle hak alamaz; talebini icra dairesi aracılığıyla ve kanunda öngörülen usule uyarak ileri sürer.

Takip yolları ikiye ayrılır. Cüzi icra olarak adlandırılan haciz yolunda, yalnızca alacağı karşılayacak kadar mal haczedilir ve paraya çevrilir. Külli icra olan iflas yolunda ise borçlunun haczi mümkün tüm malvarlığı bir bütün olarak tasfiye edilir ve alacaklılara sıra cetveline göre dağıtılır. İflas yolu kural olarak yalnızca tacirler ve kanunda sayılan kişiler hakkında işletilebilir.

Borcun ödenememesi her zaman tasfiyeyle sonuçlanmaz. Mali durumu bozulan borçluya alacaklılarıyla anlaşma imkânı tanıyan konkordato, bu alanın ayrı bir başlığıdır.

Temel mevzuat

Alanın temel kaynağı 9 Haziran 1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunudur (İİK). Kanun; takip türlerini, ödeme emrine itirazı, haczi, satışı, iflası, konkordatoyu ve iptal davalarını düzenler.

Kanun üzerinde son yıllarda kapsamlı değişiklikler yapılmıştır. 7101 sayılı Kanunla iflasın ertelenmesi kurumu kaldırılmış ve konkordato hükümleri yeniden düzenlenmiştir. 24 Kasım 2021 tarihli ve 7343 sayılı Kanunla ise haczedilen malların satışı, satış isteme süreleri ve elektronik ortamda açık artırma usulü bakımından önemli değişiklikler getirilmiştir.

Takip hukukunda hüküm bulunmayan hâllerde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu uygulanır. Kamu alacaklarının tahsili ise genel icra hukukundan ayrılır ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre yürütülür.

Süreç hakkında genel bilgiler

Takip, alacaklının icra dairesine takip talebi vermesiyle başlar (m. 58). Elinde mahkeme ilamı bulunmayan alacaklı ilamsız takip yoluna başvurur ve borçluya ödeme emri gönderilir (m. 60). Borçlu, tebliğden itibaren yedi gün içinde itiraz etmezse takip kesinleşir.

Süresinde yapılan itiraz takibi durdurur. Bu durumda alacaklı, elindeki belgenin niteliğine göre iki yoldan birine başvurur: itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içinde mahkemede itirazın iptali davası açar (m. 67) veya kanunda sayılan belgelerden birine dayanarak altı ay içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını ister (m. 68).

Takip kesinleştikten sonra haciz aşamasına geçilir. Haciz isteme süresi bir yıl, haczedilen malın satışını isteme süresi de hacizden itibaren bir yıldır. Bu sürelerin kaçırılması hakkın kaybına veya haczin kalkmasına yol açar.

İcra mahkemesine başvuru yolları da süreye bağlıdır. Dairenin işlemlerine karşı şikâyet kural olarak yedi gün içinde yapılır. Haczedilmezlik iddiası ve borçlunun haline münasip evine ilişkin meskeniyet şikâyeti de bu süre içinde ileri sürülür.

Dikkat edilmesi gereken genel hususlar

Takip sürecinde tebligatın usulüne uygun yapılıp yapılmadığı belirleyicidir. Sürelerin başlangıcı tebliğ tarihine bağlı olduğundan, usulsüz tebligat iddiası ayrıca değerlendirilmesi gereken bir konudur.

Borçlu yönünden, borcun bulunmadığının veya ödendiğinin ileri sürüleceği hâllerde menfi tespit ve istirdat davaları ayrı bir yol oluşturur. Takip ticari nitelikteyse, itirazın iptali ve menfi tespit davaları bakımından dava şartı arabuluculuk kurallarının gözetilmesi gerekir.

Üçüncü kişilerin hakları da sürecin sık karşılaşılan başlıklarındandır. Haczedilen mal üzerinde mülkiyet veya rehin iddiasında bulunan üçüncü kişi, istihkak iddiasını kanunda öngörülen süre ve usule uyarak ileri sürmelidir. Her somut olay kendi koşulları içinde ayrıca değerlendirilmelidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Ödeme emrine itiraz süresi ne kadardır?

Genel haciz yoluyla yapılan ilamsız takipte borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine itiraz edebilir (2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 62). Süresinde yapılan itiraz takibi kendiliğinden durdurur. Kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takipte ise süre beş gündür ve itiraz icra dairesine değil icra mahkemesine yapılır; bu itiraz, satış dışındaki takip işlemlerini kendiliğinden durdurmaz.

Hangi mallar haczedilemez?

Haczedilemeyen mal ve haklar İcra ve İflas Kanununun 82. maddesinde sayılmıştır. Devlet malları, borçlunun mesleğini sürdürebilmesi için gerekli eşya ile borçlu ve aynı çatı altında yaşayan aile bireyleri için lüzumlu ev eşyası bu kapsamdadır. Borçlunun haline münasip evi de kural olarak haczedilemez. Maaş, ücret ve emekli aylığı gibi gelirler ise 83. madde uyarınca kısmen haczedilebilir.

Haciz ve satış isteme süreleri nedir?

Alacaklı, ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde haciz isteyebilir (m. 78). Bu süre içinde haciz istenmezse takip dosyası işlemden kaldırılır ve yenileme talebi gerekir. Haczedilen malın satışı ise hacizden itibaren bir yıl içinde istenmelidir (m. 106). 7343 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle taşınır ve taşınmaz mallar arasındaki süre farkı kaldırılmıştır. Süresinde satış istenmezse haciz kalkar (m. 110).

İcra dairesinin işlemine karşı nereye başvurulur?

İcra ve iflas dairelerinin kanuna aykırı veya olaya uygun olmayan işlemlerine karşı icra mahkemesine şikâyet yoluna başvurulur. Şikâyet süresi kural olarak işlemin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gündür (m. 16). Bir hakkın yerine getirilmemesi veya sebepsiz sürüncemede bırakılması hâllerinde ise şikâyet süreye bağlı değildir. Kamu düzenine aykırılık oluşturan hâller de süresiz şikâyete konu olabilir.

Makaleler

Bu Alandaki Yazılar

Tümünü görüntüle