Bilişim Suçları: Sisteme Girme, Verileri Bozma ve Kart Dolandırıcılığı
TCK m. 243-245/A kapsamında bilişim sistemine girme, verileri bozma, banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması ile soruşturma usulü.
Çalışma Alanı 11
İnternet ortamındaki yayınlar, kişisel verilerin korunması ve bilişim sistemleri aracılığıyla işlenen suçlara ilişkin kurallar.
Bilişim hukuku, bilgisayar ve iletişim teknolojilerinin kullanımından doğan hukuki ilişkileri ve uyuşmazlıkları konu alan bir alandır. Tek bir kanunda toplanmış değildir; özel hukuk, ceza hukuku ve idare hukuku kaynaklı kuralları bir arada barındırır.
Alanın başlıca konuları arasında internet ortamındaki yayınlardan doğan kişilik hakkı ihlalleri, kişisel verilerin işlenmesine ilişkin yükümlülükler, bilişim sistemleri aracılığıyla işlenen suçlar ve elektronik ortamda elde edilen delillerin hukuka uygunluğu yer alır.
Teknolojinin ve buna bağlı düzenlemelerin hızla değişmesi, uygulanacak kuralın fiilin ya da işlemin tarihine göre belirlenmesini gerektirir. Bu nedenle eski tarihli kaynaklarda yer alan usuller bugün yürürlükte olmayabilir.
İnternet ortamındaki yayınlara ilişkin çerçeve, 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun ile çizilmiştir. Kanun; içerik, yer, erişim ve toplu kullanım sağlayıcıların yükümlülüklerini, içeriğin çıkarılması ve erişimin engellenmesi usullerini düzenler.
Kişisel verilere ilişkin temel düzenleme 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’dur (KVKK). Kanunda 2024 yılında 7499 sayılı Kanunla yapılan değişikliklerle özel nitelikli kişisel verilerin işlenme şartları ile yurt dışına aktarım rejimi yeniden düzenlenmiştir.
Bunların yanında şu düzenlemeler de sıkça uygulanır:
İzlenecek yol, ihlalin niteliğine göre değişir. Anayasa Mahkemesinin 5651 sayılı Kanun’un 9. maddesine ilişkin iptal kararının 10 Ekim 2024 tarihinde yürürlüğe girmesinden sonra, kişilik hakkı ihlali iddiasına dayanan genel nitelikli hızlı başvuru yolu uygulanamaz hâle gelmiştir. Talepler bu nedenle kural olarak genel hükümler çerçevesinde ileri sürülmektedir.
Özel hayatın gizliliğinin ihlal edildiği hâllerde, 5651 sayılı Kanun’un 9/A maddesinde öngörülen özel usul yürürlüktedir. Kişisel verilere ilişkin taleplerde önce veri sorumlusuna başvurulur; sonuç alınamazsa Kişisel Verileri Koruma Kuruluna şikâyet yolu açıktır.
Suç oluşturan fiillerde Cumhuriyet başsavcılığına şikâyet veya ihbarda bulunulur. Maddi ve manevi tazminat istemleri ile kişiliğin korunmasına ilişkin davalar hukuk mahkemelerinde görülür; idari yaptırım kararlarına karşı ise idari yargıya başvurulur.
Elektronik ortamdaki içerik hızla değişebildiğinden, ihlale konu yayının adresi, tarihi ve görünümüyle birlikte kayıt altına alınması önem taşır. İçeriğin sonradan kaldırılması, doğmuş olan tazminat talebini kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Ceza soruşturmalarında delillerin hukuka uygun yöntemlerle elde edilmiş olması esastır. Bilgisayarlarda, bilgisayar programlarında ve kütüklerinde arama, kopyalama ve elkoyma işlemlerine ancak kanunda gösterilen usulle ve hâkim kararıyla başvurulabilir.
Kişisel verilerin işlenmesinde aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmesi, hukuki sebebin doğru belirlenmesi ve veri güvenliğine ilişkin tedbirlerin alınması, sonradan doğabilecek uyuşmazlıkların kapsamını belirler.
Bu alandaki düzenlemeler sık aralıklarla değişmektedir. Her somut olay kendi koşulları içinde ayrıca değerlendirilmelidir.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararının 10 Ekim 2024 tarihinde yürürlüğe girmesinden sonra, 5651 sayılı Kanun'un 9. maddesindeki genel nitelikli hızlı başvuru yolu uygulanamaz hâle gelmiştir. Talepler kural olarak genel hükümlere göre ileri sürülür; kişiliğin korunmasına ilişkin davalar hukuk mahkemelerinde görülür. Yayın aynı zamanda suç oluşturuyorsa Cumhuriyet başsavcılığına şikâyet veya ihbarda bulunulabilir.
Evet. 5651 sayılı Kanun'un 9/A maddesi, özel hayatın gizliliğinin ihlal edildiğini ileri süren kişiler bakımından saatle belirlenmiş kısa sürelere dayanan ayrı bir usul öngörür. Bu usulde idari makamca verilen tedbir kararı kısa süre içinde uygulanır ve ardından sulh ceza hâkimliğinin denetimine sunulur.
Kural olarak hayır. 6698 sayılı Kanun'un 14. maddesine göre, 13. madde uyarınca veri sorumlusuna başvuru yolu tüketilmeden Kişisel Verileri Koruma Kuruluna şikâyet yoluna gidilemez. Önce veri sorumlusuna başvurulması, sonuç alınamaması hâlinde kanuni süreler içinde Kurula şikâyette bulunulması gerekir.
Türk Ceza Kanunu'nun bilişim alanında suçlara ayrılan bölümünde yer alan bilişim sistemine girme, sistemi engelleme ve bozma ile banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçları şikâyete bağlı değildir. Bu suçlar ihbar veya şikâyet üzerine ya da re'sen soruşturulur. Buna karşılık özel hayata karşı bazı suçlarda şikâyet şartı aranır.
İhlale konu içeriğin adres bilgisi, tarihi ve görünümüyle birlikte kayıt altına alınması, içerik değiştirilmeden veya kaldırılmadan tespit yapılmasını sağlar. Delil tespiti için mahkemeden talepte bulunulabilir. Ceza soruşturmalarında bilgisayarlarda ve bilgisayar kütüklerinde arama, kopyalama ve elkoyma işlemleri hâkim kararına bağlıdır.
Makaleler
TCK m. 243-245/A kapsamında bilişim sistemine girme, verileri bozma, banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması ile soruşturma usulü.
İnternette kişilik hakkı ihlalinde içeriğin çıkarılması, 5651 sayılı Kanun m. 9'un iptali, m. 9/A usulü, Medeni Kanun davaları ve unutulma hakkı.
KVKK m. 11 kapsamındaki haklar, veri sorumlusuna başvuru usulü, otuz günlük cevap süresi, Kurula şikâyet süreleri ve 2024 değişiklikleri.