İçindekiler
Bilişim sistemlerinin günlük yaşamın her alanına yayılması, bu sistemler üzerinden işlenen fiillerin de çeşitlenmesine yol açmıştır. Türk Ceza Kanunu, bu fiillerin bir kısmını doğrudan bilişim alanında suçlar başlığı altında düzenlemiştir.
Bunun yanında bilişim sistemlerinin yalnızca araç olarak kullanıldığı suçlar da vardır. Bu ayrım, uygulanacak hüküm ile öngörülen cezanın belirlenmesi bakımından belirleyicidir.
Aşağıda bilişim alanında suçlara ilişkin temel hükümler, soruşturma usulü ve delillerin toplanması genel hatlarıyla açıklanmaktadır.
Bilişim suçu kavramı ve ikili ayrım
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) İkinci Kitabının Üçüncü Kısmının Onuncu Bölümü, “Bilişim Alanında Suçlar” başlığını taşır. Bu bölümde bilişim sistemine girme, sistemi engelleme ve bozma, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması ile yasak cihaz veya programlar düzenlenmiştir.
Bu suçlarda korunan hukuki değer, bilişim sisteminin ve içindeki verilerin güvenliği ile bütünlüğüdür. Sistemin kendisi doğrudan saldırının hedefidir.
İkinci grupta ise bilişim sisteminin yalnızca bir araç olarak kullanıldığı suçlar yer alır. Örneğin dolandırıcılık suçunun bilişim sistemleri aracılığıyla işlenmesi, ayrı bir suç tipi değil, dolandırıcılığın nitelikli hâlidir.
Bilişim sistemine girme
TCK m. 243/1 uyarınca, bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına hukuka aykırı olarak giren ya da orada kalmaya devam eden kimseye bir yıla kadar hapis veya adli para cezası verilir.
Suçun oluşması için sisteme girişin hukuka aykırı olması yeterlidir; ayrıca bir zarar doğması aranmaz. Fiilin bedeli karşılığı yararlanılabilen sistemler hakkında işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir (m. 243/2).
Girme fiili nedeniyle sistemin içerdiği veriler yok olur veya değişirse, altı aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur (m. 243/3).
Veri nakillerinin izlenmesi
Maddeye 2016 yılında eklenen dördüncü fıkra ayrı bir fiili cezalandırır. Bir bilişim sisteminin kendi içinde veya bilişim sistemleri arasında gerçekleşen veri nakillerini, sisteme girmeksizin teknik araçlarla hukuka aykırı olarak izleyen kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Bu hükümde sisteme giriş aranmaz; veri trafiğinin teknik araçlarla izlenmesi başlı başına cezalandırılır.
Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme
TCK m. 244, sistemin işleyişine ve verilere yönelen fiilleri düzenler. Bir bilişim sisteminin işleyişini engelleyen veya bozan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır (m. 244/1).
Bir bilişim sistemindeki verileri bozan, yok eden, değiştiren veya erişilmez kılan, sisteme veri yerleştiren ya da var olan verileri başka bir yere gönderen kişi hakkında altı aydan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür (m. 244/2).
Bu fiillerin bir banka veya kredi kurumuna ya da bir kamu kurum veya kuruluşuna ait bilişim sistemi üzerinde işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır (m. 244/3).
Dördüncü fıkra ise bir tamamlayıcı hüküm içerir: yukarıdaki fıkralarda tanımlanan fiillerin işlenmesi suretiyle kişinin kendisine veya başkasına haksız bir çıkar sağlaması, başka bir suç oluşturmadığı takdirde iki yıldan altı yıla kadar hapis ve adli para cezası gerektirir.
Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması
TCK m. 245, kart kullanımına ilişkin üç ayrı fiili düzenler.
Birinci fıkraya göre, başkasına ait bir banka veya kredi kartını her ne suretle olursa olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kimse, kart sahibinin ya da kartın kendisine verilmesi gereken kişinin rızası olmaksızın bunu kullanarak veya kullandırtarak kendisine ya da başkasına yarar sağlarsa, üç yıldan altı yıla kadar hapis ve adli para cezası ile cezalandırılır.
İkinci fıkra, başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üreten, satan, devreden, satın alan veya kabul eden kişiyi üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve adli para cezası ile cezalandırır.
Üçüncü fıkra ise sahte oluşturulan veya üzerinde sahtecilik yapılan bir kartı kullanarak yarar sağlayan kişiyi, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde dört yıldan sekiz yıla kadar hapis ve adli para cezası ile cezalandırır.
Akrabalık ilişkisi ve etkin pişmanlık
Birinci fıkradaki suçun; haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin, üstsoy veya altsoyunun ya da bu derecedeki kayın hısımlarından birinin, evlat edinen veya evlatlığın, aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden birinin zararına işlenmesi hâlinde ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz (m. 245/4).
Ayrıca birinci fıkra kapsamına giren fiillerle ilgili olarak malvarlığına karşı suçlara ilişkin etkin pişmanlık hükümleri uygulanır (m. 245/5).
Yasak cihaz veya programlar
TCK m. 245/A, hazırlık niteliğindeki fiilleri cezalandırır. Bir cihazın, bilgisayar programının, şifrenin veya sair güvenlik kodunun; münhasıran bilişim alanında suçlar ile bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle işlenebilen diğer suçların işlenmesi için yapılması veya oluşturulması durumunda; bunları imal eden, ithal eden, sevk eden, nakleden, depolayan, kabul eden, satan, satışa arz eden, satın alan, başkalarına veren veya bulunduran kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve adli para cezası ile cezalandırılır.
Bu bölümdeki suçların işlenmesi suretiyle yararına haksız menfaat sağlanan tüzel kişiler hakkında ise bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur (TCK m. 246).
Bilişim sistemlerinin araç olarak kullanıldığı hâller
Bilişim sisteminin yalnızca araç olarak kullanıldığı en yaygın örnek dolandırıcılıktır. TCK m. 158/1-f uyarınca dolandırıcılık suçunun bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi nitelikli hâl sayılır ve daha ağır ceza gerektirir.
Uygulamada kimlik bilgilerinin veya kart bilgilerinin hileyle elde edilmesine dayanan fiillerde, TCK m. 245 ile m. 158/1-f arasındaki sınır önem taşır. Hangi hükmün uygulanacağı, fiilin gerçekleşme biçimine ve mağdurun iradesinin hileyle yönlendirilip yönlendirilmediğine göre belirlenir.
Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak bir başkasına verilmesi, yayılması veya ele geçirilmesi ayrıca TCK m. 136 kapsamında suç oluşturur ve bu suç şikâyete bağlı değildir (TCK m. 139).
Soruşturma usulü ve şikâyet
Bilişim alanında suçlara ilişkin bölümde yer alan hükümlerde şikâyet şartı öngörülmemiştir. Bu nedenle TCK m. 243, 244, 245 ve 245/A kapsamındaki suçlar şikâyete bağlı değildir; ihbar veya şikâyet üzerine ya da re’sen soruşturulur.
Şikâyet şartının bulunmaması, ihbarın gecikmesinin sonuçsuz kalacağı anlamına gelmez. Elektronik kayıtların saklama süreleri sınırlı olduğundan, fiilin öğrenilmesinin ardından gecikmeksizin Cumhuriyet başsavcılığına başvurulması delillerin elde edilebilmesi bakımından önem taşır.
Banka veya kart hesabında izinsiz bir işlem fark edildiğinde, ilgili banka ya da ödeme hizmeti sağlayıcısına gecikmeksizin bildirimde bulunulması gerekir. 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun 12. maddesi, kartın kaybolması veya çalınması hâlinde kart hamiline derhal bildirim yükümlülüğü getirmiş; bildirimden önceki yirmi dört saatlik dönem bakımından kart hamilinin sorumluluğunu kanunda belirlenen bir tutarla sınırlamıştır. Bildirimin yazılı biçimde belgelendirilmesi yararlıdır.
Elektronik delillerin toplanması
Ceza muhakemesinde elektronik delillerin hukuka uygun yöntemlerle elde edilmesi esastır. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 134. maddesi, bilgisayarlarda, bilgisayar programlarında ve kütüklerinde arama, kopyalama ve elkoyma işlemlerini düzenler.
Bu işlemler hâkim kararına bağlıdır. Sistemdeki verilerin çözülememesi veya gizlenmiş bilgilere ulaşılamaması hâlinde kanunda öngörülen usulle elkoyma yoluna gidilebilir; işlem sırasında yedekleme yapılması ve talep hâlinde bir örneğinin ilgiliye verilmesi öngörülmüştür.
Şüpheli veya sanık bakımından, hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağı kuralı bu alanda da geçerlidir. Mağdur bakımından ise ekran görüntüsü, işlem dekontu ve yazışma kayıtlarının tarih bilgisiyle birlikte saklanması, soruşturmanın yürütülmesini kolaylaştırır.
Siber güvenliğe ilişkin düzenleme
Bu alandaki mevzuat 2025 yılında genişlemiştir. 7545 sayılı Siber Güvenlik Kanunu, siber güvenliğin sağlanmasına yönelik kurumsal yapıyı, yükümlülükleri ve yaptırımları düzenlemiştir.
Kanun, öngördüğü yükümlülüklere aykırılık hâlleri için idari yaptırımların yanında ayrı suç tipleri de düzenlemiştir. Bu hükümler, Türk Ceza Kanunu’ndaki bilişim suçlarının yerini almaz; kendi kapsamı içinde uygulanır.
Somut bir olayda hangi kanunun uygulanacağı, fiilin niteliğine ve tarihine göre belirlenir.
Sonuç
Bilişim alanında suçlar, sistemin ve verilerin güvenliğini doğrudan hedef alan fiilleri kapsar. Bu suçlar şikâyete bağlı olmadığından ihbar üzerine soruşturma başlatılabilir; ancak elektronik kayıtların sınırlı süreyle saklanması nedeniyle zamanında başvuru önem taşır.
Bilişim sisteminin yalnızca araç olarak kullanıldığı hâllerde ise dolandırıcılığın nitelikli hâli gibi farklı hükümler gündeme gelir. Ceza muhakemesinin genel çerçevesi için Ceza Hukuku sayfası, internet ortamındaki yayınlardan doğan talepler için ise kişilik hakkı ihlaline ilişkin yazı incelenebilir. Her somut olay kendi koşulları içinde ayrıca değerlendirilmelidir.
Sıkça Sorulan Sorular
Bilişim suçlarında şikâyet süresi var mıdır?
TCK m. 243, 244, 245 ve 245/A kapsamındaki suçlar şikâyete bağlı değildir; bu nedenle altı aylık şikâyet süresi uygulanmaz ve ihbar üzerine ya da re’sen soruşturma yapılır. Bununla birlikte elektronik kayıtların saklama süreleri sınırlı olduğundan, fiilin öğrenilmesinin ardından gecikmeksizin başvurulması gerekir.
Başkasının hesabına izinsiz giriş yapmak suç mudur?
Evet. TCK m. 243/1 uyarınca bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına hukuka aykırı olarak girmek ya da orada kalmaya devam etmek suç oluşturur. Ayrıca bir zarar doğması aranmaz. Giriş nedeniyle sistemdeki veriler yok olur veya değişirse ceza artar.
Kart bilgilerinin izinsiz kullanılması hangi suçu oluşturur?
Başkasına ait bir kartın rıza olmaksızın kullanılarak yarar sağlanması TCK m. 245/1 kapsamındadır. Sahte kart üretimi ve kullanımı ise aynı maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarında düzenlenmiştir. Mağdurun iradesinin hileyle yönlendirildiği hâllerde TCK m. 158/1-f kapsamında nitelikli dolandırıcılık gündeme gelebilir.
Aile bireyleri arasında kart kullanımında ceza verilir mi?
TCK m. 245/4’e göre, birinci fıkradaki suçun haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin, üstsoy veya altsoyunun ya da bu derecedeki kayın hısımlarından birinin, evlat edinen veya evlatlığın, aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden birinin zararına işlenmesi hâlinde ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz.
Bilgisayara elkonulması için karar gerekir mi?
Evet. CMK m. 134 uyarınca bilgisayarlarda, bilgisayar programlarında ve kütüklerinde arama yapılması, kopya çıkarılması ve elkoyma işlemleri hâkim kararına bağlıdır. İşlem sırasında yedekleme yapılması ve talep hâlinde bir örneğinin ilgiliye verilmesi kanunda öngörülmüştür.
İlgili Mevzuat
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 243, 244, 245, 245/A, 246
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 136, 139, 158
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 134
- 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu m. 12
- 7545 sayılı Siber Güvenlik Kanunu