İş Kazası Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat Davası
İş kazasının tanımı, işverenin sorumluluğunun dayanağı, kusur incelemesi, tazminat kalemleri, Kurum ödemelerinin mahsubu, görevli mahkeme ve zamanaşımı.
Çalışma Alanı 09
Haksız fiil, sözleşmeye aykırılık ve kazalardan doğan maddi ve manevi zararların giderilmesine ilişkin kurallar.
Tazminat hukuku, bir kişinin malvarlığında veya kişilik değerlerinde meydana gelen zararın kim tarafından ve hangi ölçüde giderileceğini belirleyen kurallardan oluşur. Zarar; haksız fiilden, sözleşmeye aykırılıktan ya da kanunun kusur aramaksızın sorumluluk öngördüğü tehlikeli faaliyetlerden doğabilir.
Uygulamada en sık karşılaşılan uyuşmazlıklar trafik kazaları, iş kazaları, tıbbi müdahaleler, kişilik hakkının zedelenmesi ve idarenin eylemlerinden kaynaklanır. Talepler genellikle iki grupta toplanır:
Genel çerçeve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) ile çizilmiştir. Haksız fiil sorumluluğu TBK m. 49 ve devamında, ölüm ve bedensel zararlar TBK m. 53-55’te, manevi tazminat TBK m. 56 ve 58’de, zamanaşımı ise TBK m. 72’de düzenlenir. Sözleşmeye aykırılıktan doğan sorumluluk için TBK m. 112 ve devamı uygulanır.
Belirli alanlarda özel kanunlar da devreye girer:
7589 sayılı Kanunla 2026 yılında TBK m. 55’e eklenen fıkralar, çalışma gücü kaybı ve destekten yoksun kalma tazminatlarında faizin başlangıcını ve tahkikat başlamadan önce yapılan ödemelerin mahsubunu yeniden düzenlemiştir. Bu fıkralar, yürürlüğe girdiği 31 Temmuz 2026 tarihinden sonra gerçekleşen olaylara uygulanır.
Görevli yargı yeri, zarar doğuran olaya ve davalının kim olduğuna göre belirlenir:
Bazı davalarda dava açılmadan önce belirli adımların tamamlanması gerekir. Konusu bir miktar para olan ticari davalarda arabulucuya başvuru dava şartıdır (6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A); tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda da kanunda sayılan istisnalar dışında aynı kural geçerlidir (6502 sayılı Kanun m. 73/A). İş kazası ve meslek hastalığından kaynaklanan tazminat davaları ise zorunlu arabuluculuğun dışında bırakılmıştır (7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 3/3). Zorunlu trafik sigortası kapsamındaki taleplerde sigorta şirketine yazılı başvuru, idari eylemlerden doğan zararlarda ise idareye ön başvuru aranır.
Süreler bakımından haksız fiillerde TBK m. 72, motorlu araç kazalarında KTK m. 109, sözleşmeye dayalı taleplerde TBK m. 146-147 ve idari eylemlerde İYUK m. 13 esas alınır.
Tazminat davalarında zararın, kusurun (kusursuz sorumluluk hâlleri hariç) ve olay ile zarar arasındaki uygun illiyet bağının ispatı belirleyicidir. Kaza tespit tutanakları, ceza soruşturması evrakı, sağlık kayıtları, maluliyet raporları ve gelir belgeleri bu nedenle önem taşır.
Zarar görenin zararın doğmasında veya artmasında etkisi varsa tazminat indirilebilir (TBK m. 52). Ceza hâkiminin beraat kararı ve kusura ilişkin değerlendirmesi hukuk hâkimini bağlamaz (TBK m. 74). Belirsiz alacak davasının kaldırılmasıyla birlikte, talep miktarının belirlenmesi ve sonradan artırılması bakımından HMK m. 109’daki yeni düzenleme gözetilmelidir. Her somut olay kendi koşulları içinde ayrıca değerlendirilmelidir.
Süre, talebin dayanağına göre değişir. Haksız fiillerde zarar ve tazminat yükümlüsünün öğrenilmesinden itibaren iki yıl, her hâlde fiilden itibaren on yıl uygulanır; fiil daha uzun ceza zamanaşımına tabi bir suç oluşturuyorsa o süre esas alınır (TBK m. 72). Sözleşmeye aykırılıkta kural olarak on yıllık süre geçerlidir (TBK m. 146); idari eylemlerden doğan zararlarda ise idareye başvuru için İYUK m. 13'teki süreler gözetilir.
Zorunlu trafik sigortası sınırları içindeki talepler için önce sigorta şirketine yazılı başvuru yapılması gerekir (KTK m. 97). Şirket 15 gün içinde yazılı cevap vermezse veya verilen cevap talebi karşılamazsa dava açılabilir ya da Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulabilir. Manevi tazminat talepleri zorunlu trafik sigortasının kapsamı dışındadır.
Manevi tazminatın miktarı hâkimin takdirindedir. Olayın ağırlığı, kusurun derecesi, zarar görenin yaşadığı acının boyutu ve tarafların durumu gibi ölçütler birlikte değerlendirilir. Tazminat, zarar gören için zenginleşme aracı olmayacak, ancak uğranılan manevi zararı hafifletmeye elverişli bir düzeyde belirlenir.
Belirsiz alacak davasını düzenleyen HMK m. 107, 7589 sayılı Kanunla 31 Temmuz 2026 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırılmıştır; bu tarihten önce açılmış davalarda uygulanmaya devam eder. Yeni düzenlemeye göre alacağın bir kısmı dava edildiğinde talep, aynı davada bir defaya mahsus olarak tahkikatın sonuna kadar artırılabilir ve artırılan kısım için zamanaşımı dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır (HMK m. 109/4).
Makaleler
İş kazasının tanımı, işverenin sorumluluğunun dayanağı, kusur incelemesi, tazminat kalemleri, Kurum ödemelerinin mahsubu, görevli mahkeme ve zamanaşımı.
Manevi tazminatın şartları, bedensel zarar ve kişilik hakkı ihlallerinde talep hakkı, miktarın belirlenmesinde gözetilen ölçütler, faiz ve zamanaşımı.
Trafik kazasında işletenin sorumluluğu, sigortaya başvuru zorunluluğu, maluliyet ve destekten yoksun kalma tazminatı, değer kaybı, faiz ve zamanaşımı.