İçindekiler
Konkordato, borçlarını vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan borçlunun, alacaklılarıyla belirli bir ödeme planı üzerinde anlaşmasını ve bu anlaşmanın mahkemece tasdik edilmesini sağlayan bir kurumdur.
Amaç, ödeme güçlüğü içindeki borçlunun doğrudan tasfiye edilmesi yerine faaliyetini sürdürebilmesine imkân tanımaktır. Bu yönüyle konkordato, hem borçlunun hem de alacaklıların menfaatini gözeten bir denge kurmayı hedefler.
Kurum, 7101 sayılı Kanunla yapılan değişikliklerle yeniden düzenlenmiş ve iflasın ertelenmesinin kaldırılmasının ardından bu alandaki temel yol hâline gelmiştir. Aşağıda başvuru koşulları, mühlet süreleri ve tasdik usulü ele alınmaktadır.
Başvuru ve görevli mahkeme
Konkordato talebinde bulunabilecek kişiler 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun (İİK) 285. maddesinde gösterilmiştir. Borçlu bizzat başvurabileceği gibi, iflas talebinde bulunabilecek alacaklı da borçlu hakkında konkordato işlemlerinin başlatılmasını isteyebilir.
Görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir. Yetki bakımından, iflasa tabi olan borçlular için muamele merkezinin bulunduğu yer mahkemesi esas alınır.
Başvuruya eklenmesi gereken belgeler İİK’nın 286. maddesinde sayılmıştır. Konkordato ön projesi, borçlunun malvarlığının durumunu gösteren belgeler, alacaklıları ve alacak tutarlarını gösteren liste ile projede öngörülen teklifin alacaklılara iflas hâlinde elde edebilecekleri muhtemel miktardan fazlasını sağladığını gösteren karşılaştırma tablosu bu kapsamdadır. Ayrıca kanunda öngörülen nitelikte bir bağımsız denetim raporunun sunulması gerekir.
Belgelerin eksiksiz sunulması, sürecin ilk aşamasının geçilebilmesi bakımından belirleyicidir.
Geçici mühlet
Mahkeme, başvuru ve eklerinin eksiksiz olduğunu tespit ederse derhâl geçici mühlet kararı verir (İİK m. 287). Bu aşamada borçlunun talebinin esası henüz incelenmemiştir; amaç, inceleme yapılırken borçlunun malvarlığının korunmasıdır.
Geçici mühletin süresi üç aydır. Mühlet, borçlunun veya geçici komiserin talebi üzerine en fazla iki ay uzatılabilir. Buna göre geçici mühletin toplam süresi beş ayı geçemez.
Mahkeme, geçici mühlet kararıyla birlikte bir veya birden fazla geçici konkordato komiseri görevlendirir. Komiserin temel görevi, borçlunun mali durumunu incelemek ve konkordatonun başarıya ulaşma ihtimali konusunda mahkemeye rapor sunmaktır.
Geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğurur. Bu nedenle borçlunun korunmasına ilişkin tedbirler bu aşamada işlemeye başlar. Karar ticaret sicili gazetesinde ve basın ilan kurumunun internet portalında ilan edilir; ilgili kurumlara bildirilir (m. 288).
Kesin mühlet
Geçici mühlet içinde yapılan inceleme sonucunda mahkeme, alacaklıları duruşmaya davet ederek konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığını değerlendirir.
Mahkeme, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğu kanaatine varırsa borçluya bir yıllık kesin mühlet verir (İİK m. 289). Bu süre, sürecin asıl aşamasını oluşturur.
Güçlük arz eden özel durumlarda ek süre tanınabilir. Borçlu veya konkordato komiserinin talebi üzerine kesin mühlet altı aya kadar uzatılabilir.
Mahkeme kesin mühlet kararıyla birlikte komiser görevlendirir veya geçici komiserin görevini sürdürmesine karar verir. Kanunda öngörülen hâllerde ayrıca bir alacaklılar kurulu oluşturulur. Alacaklılar kurulu, komiserin faaliyetlerini denetlemek ve sürece katılmak bakımından işlev görür.
Kesin mühlet içinde konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması hâlinde mühletin kaldırılması ve sürecin sona erdirilmesi gündeme gelir.
Mühletin alacaklılar bakımından sonuçları
Mühletin en önemli işlevi, borçluya karşı takip yapılmasını sınırlandırmasıdır.
İİK’nın 294. maddesi uyarınca mühlet içinde borçlu aleyhine takip yapılamaz; evvelce başlamış takipler durur ve ihtiyati tedbir ile ihtiyati haciz kararları uygulanmaz. Bu koruma, borçlunun faaliyetini sürdürebilmesi için öngörülmüştür. Kanun bu kuraldan ayrık tuttuğu alacakları ayrıca belirlemiştir; kanunda sayılan imtiyazlı alacaklar bakımından takip yapılabilmesi mümkündür.
Rehinle temin edilmiş alacaklar bakımından farklı bir rejim geçerlidir. Bu alacaklar için rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilir veya başlamış takiplere devam edilebilir; ancak bu takipler bakımından muhafaza tedbirleri alınamaz ve rehinli malın satışı gerçekleştirilemez.
Mühlet süresince borçlunun tasarruf yetkisi de sınırlandırılmıştır (m. 297). Borçlu, mahkemenin izni dışında rehin tesis edemez, kefil olamaz, taşınmazını ve işletmenin devamlı tesisatını devredemez ve ivazsız tasarrufta bulunamaz. Bu kurala aykırı işlemler hükümsüzdür; aykırı davranış hâlinde mühletin kaldırılması ve sürecin sona erdirilmesi de söz konusu olabilir.
Sözleşmelerin akıbeti de düzenlenmiştir. Borçlunun taraf olduğu sürekli borç ilişkilerinin devamı ve bu sözleşmelerden doğan borçların durumu kanunda ayrıca ele alınmıştır (m. 296).
Alacakların bildirilmesi ve projenin oylanması
Komiser, kesin mühlet kararının ilanıyla birlikte alacaklıları, alacaklarını kanunda öngörülen süre içinde bildirmeye davet eder (m. 299). Bildirilen alacaklar üzerinde borçlunun beyanı alınır ve alacaklılar listesi oluşturulur.
Ardından alacaklılar toplantısı yapılır ve konkordato projesi oylanır (m. 301). Projenin kabul edilmiş sayılması için kanunda iki alternatifli çoğunluk öngörülmüştür.
İİK’nın 302. maddesi uyarınca konkordato projesi, kaydedilmiş olan alacaklıların ve alacakların yarısını aşan çoğunlukla ya da kaydedilmiş olan alacaklıların dörtte birini ve alacakların üçte ikisini aşan çoğunlukla imza edilmişse kabul edilmiş sayılır. Buna göre iki nisaptan birinin sağlanması yeterlidir.
Nisabın hesabında rehinle temin edilmiş alacaklar ile kanunda öngörülen bazı alacaklar dikkate alınmaz. Komiser, oylama sonucunu ve gerekçeli raporunu mahkemeye sunar.
Tasdik ve sonuçları
Konkordatonun tasdiki için aranan şartlar İİK’nın 305. maddesinde düzenlenmiştir.
Teklif edilen tutarın, borçlunun iflası hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olması gerekir. Ayrıca teklif edilen tutarın borçlunun kaynaklarıyla orantılı olması aranır. Kanunda sayılan imtiyazlı alacakların tam olarak ödenmesi için teminat gösterilmesi de tasdik şartları arasındadır. Yargılama giderleri ile tasdik harcının depo edilmiş olması da gerekir.
Mahkeme bu şartların gerçekleştiğini tespit ederse konkordatoyu tasdik eder. Tasdik edilen konkordato, projede aksi öngörülmedikçe alacaklılar bakımından bağlayıcı hâle gelir; bağlayıcılığın kapsamı ve rehinli alacaklar bakımından doğuracağı sonuçlar kanunda ayrıca düzenlenmiştir.
Konkordato talebinin reddi hâlinde, borçlunun iflasa tabi olması ve koşulların bulunması durumunda iflasına karar verilmesi gündeme gelebilir. Tasdik edilen konkordatonun sonradan kısmen veya tamamen feshi de kanunda öngörülen koşullara bağlı olarak mümkündür.
Sonuç
Konkordato, ödeme güçlüğü içindeki borçluya tasfiye dışında bir yol sunar. Süreç; başvuru, geçici mühlet, kesin mühlet, alacakların bildirilmesi, projenin oylanması ve tasdik aşamalarından oluşur.
Mühlet süreleri ve tasdik için aranan çoğunluk, sürecin seyrini belirleyen temel unsurlardır. Başvuruya eklenecek belgelerin eksiksizliği ve projenin borçlunun gerçek kaynaklarıyla uyumu ise sonucu doğrudan etkiler. Her somut olay kendi koşulları içinde ayrıca değerlendirilmelidir. Takip ve haciz boyutu için haciz süreci ve haczedilemeyen mallar başlığı incelenebilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Konkordato mühleti toplam ne kadar sürebilir?
Geçici mühlet üç aydır ve en fazla iki ay uzatılabilir; bu aşamanın toplamı beş ayı geçemez (İİK m. 287). Kesin mühlet ise bir yıldır ve güçlük arz eden özel durumlarda borçlunun veya komiserin talebi üzerine altı aya kadar uzatılabilir (m. 289). Sürelerin uzatılması kendiliğinden olmaz; talep ve mahkeme kararı gerekir.
Mühlet süresince alacaklılar takip yapabilir mi?
Kural olarak hayır. Mühlet içinde borçlu aleyhine takip yapılamaz, evvelce başlamış takipler durur ve ihtiyati tedbir ile ihtiyati haciz kararları uygulanmaz (İİK m. 294). Kanunda sayılan imtiyazlı alacaklar bu kuralın dışındadır. Rehinle temin edilmiş alacaklar bakımından ise rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilir veya sürdürülebilir; ancak muhafaza tedbiri alınamaz ve rehinli malın satışı yapılamaz.
Konkordatonun kabulü için hangi çoğunluk gerekir?
İİK’nın 302. maddesi iki alternatifli nisap öngörmüştür. Proje, kaydedilmiş olan alacaklıların ve alacakların yarısını aşan çoğunlukla ya da kaydedilmiş olan alacaklıların dörtte birini ve alacakların üçte ikisini aşan çoğunlukla imza edilmişse kabul edilmiş sayılır. Bu iki nisaptan birinin sağlanması yeterlidir. Nisabın hesabında rehinle temin edilmiş alacaklar ile kanunda öngörülen bazı alacaklar dikkate alınmaz.
Konkordato talebini yalnızca borçlu mu yapabilir?
Hayır. İİK’nın 285. maddesi uyarınca borçlu konkordato talebinde bulunabileceği gibi, iflas talebinde bulunabilecek alacaklı da borçlu hakkında konkordato işlemlerinin başlatılmasını isteyebilir. Talep, iflasa tabi borçlular bakımından muamele merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesine yapılır.
İlgili Mevzuat
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 285-289
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 294-298
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 302 ve m. 305
- 7101 sayılı Kanun