Fazla Çalışma Ücreti: Hesaplama, Sınırlar ve İspat Yükü

Haftalık kırk beş saati aşan çalışmalarda zamlı ücret, yıllık iki yüz yetmiş saat sınırı, serbest zaman, işçi onayı, ispat kuralları ve zamanaşımı.

İçindekiler

Fazla çalışma, kanunda yazılı koşullar çerçevesinde haftalık kırk beş saati aşan çalışmaları ifade eder. Karşılığı zamlı ücret olarak ödenir; işçi isterse zamlı ücret yerine serbest zaman kullanabilir.

Uygulamada uyuşmazlıkların çoğu miktardan değil, fazla çalışmanın yapılıp yapılmadığının ve kaç saat yapıldığının ispatından doğar. Bu nedenle çalışma saatlerinin kayda geçirilmesi, bordroların içeriği ve imzalanma biçimi belirleyici olmaktadır.

Aşağıda fazla çalışmanın tanımı, zam oranları, yıllık üst sınır, işçinin onayı, ispat kuralları ve zamanaşımı genel hatlarıyla ele alınmaktadır.

Fazla çalışma ve fazla sürelerle çalışma ayrımı

4857 sayılı İş Kanununun 63. maddesine göre genel bakımdan çalışma süresi haftada en çok kırk beş saattir. Aksi kararlaştırılmamışsa bu süre, işyerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanır.

Kanun iki ayrı kavram öngörmüştür:

  • Fazla çalışma: Haftalık kırk beş saati aşan çalışmalardır. Her bir saat için verilecek ücret, normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde elli yükseltilmesi suretiyle ödenir.
  • Fazla sürelerle çalışma: Haftalık çalışma süresinin sözleşmelerle kırk beş saatin altında belirlendiği durumlarda, kararlaştırılan süreyi aşan ve kırk beş saate kadar yapılan çalışmalardır. Bu çalışmalarda her bir saat için ücret, saat başına düşen miktarın yüzde yirmi beş yükseltilmesiyle ödenir.

Ayrım pratik önem taşır. Haftalık çalışma süresi sözleşmeyle örneğin kırk saat olarak belirlenmişse, kırk ile kırk beş saat arasındaki çalışmalar yüzde yirmi beş, kırk beş saati aşan kısım ise yüzde elli zamlı ücrete tabi olur.

Denkleştirme uygulaması

Tarafların anlaşmasıyla haftalık normal çalışma süresi, günde on bir saati aşmamak koşuluyla haftanın çalışılan günlerine farklı şekilde dağıtılabilir. Bu hâlde iki aylık süre içinde işçinin haftalık ortalama çalışma süresi, normal haftalık çalışma süresini aşamaz. Denkleştirme süresi toplu iş sözleşmeleriyle dört aya kadar artırılabilir.

Denkleştirme esasının uygulandığı hâllerde, haftalık ortalama çalışma süresi normal haftalık iş süresini aşmamak koşuluyla, bazı haftalarda toplam kırk beş saat aşılsa dahi bu çalışmalar fazla çalışma sayılmaz (m. 41).

Yıllık üst sınır ve hesaplama kuralları

Fazla çalışma süresinin toplamı bir yılda iki yüz yetmiş saatten fazla olamaz. İlgili Yönetmelik bu sınırın işyerlerine veya yürütülen işlere değil, işçilerin şahıslarına ilişkin olduğunu açıkça belirtir.

Sürenin hesabında yarım saatten az olan süreler yarım saat, yarım saati aşan süreler ise bir saat sayılır.

Yıllık sınırın aşılması, yapılan çalışmanın karşılığının ödenmemesi sonucunu doğurmaz. Sınırı aşan çalışmalar bakımından işveren idari yaptırımla karşılaşabilirse de, işçinin fiilen çalıştığı süreye ilişkin ücret alacağı doğmaya devam eder.

Serbest zaman seçeneği

Fazla çalışma veya fazla sürelerle çalışma yapan işçi isterse, bu çalışmalar karşılığı zamlı ücret yerine serbest zaman kullanabilir. Fazla çalıştığı her saat karşılığında bir saat otuz dakika, fazla sürelerle çalıştığı her saat karşılığında bir saat on beş dakika serbest zamana hak kazanır.

Yönetmeliğe göre bu tercih, işverene yazılı olarak başvurmak koşuluyla kullanılır. İşçi hak ettiği serbest zamanı altı ay zarfında, işverene önceden yazılı olarak bildirmek kaydıyla ve işverenin işin veya işyerinin gereklerine uygun olarak belirlediği tarihten itibaren iş günleri içinde aralıksız ve ücretinde bir kesinti olmadan kullanır.

Serbest zaman, kanundan ve sözleşmelerden kaynaklanan tatil ve izin günlerinde kullandırılamaz. Bu kural, serbest zamanın mevcut izin haklarının yerine geçmesini önler.

İşçinin onayı ve fazla çalışma yasakları

4857 sayılı Kanunun 41. maddesi, fazla saatlerle çalışmak için işçinin onayının alınmasını aramaktadır. Yönetmelik bu onayın yazılı olması gerektiğini belirtir.

2017 yılında yapılan değişiklikle onayın alınma biçimi netleştirilmiştir. Onay, iş sözleşmesinin yapılması sırasında ya da fazla çalışma ihtiyacı ortaya çıktığında alınır ve işçinin özlük dosyasında saklanır. Fazla çalışma yapmak istemeyen işçi, verdiği onayı otuz gün önceden işverene yazılı bildirimde bulunmak kaydıyla geri alabilir. Zorunlu nedenlerle veya olağanüstü durumlarda yapılan çalışmalarda onay aranmaz.

Bazı işlerde ve bazı işçiler bakımından fazla çalışma yaptırılamaz:

  • Sağlık kuralları bakımından günde ancak yedi buçuk saat ve daha az çalışılması gereken işler,
  • Gece sayılan gün döneminde yürütülen işler ile maden ocakları, kablo döşemesi, kanalizasyon ve tünel inşaatı gibi işlerin yer ve su altında yapılanları,
  • On sekiz yaşını doldurmamış işçiler,
  • Sağlıklarının elvermediği hekim raporuyla belgelenen işçiler,
  • Gebe, yeni doğum yapmış ve çocuk emziren işçiler,
  • Kısmi süreli iş sözleşmesiyle çalışan işçiler. Bu işçilere fazla sürelerle çalışma da yaptırılamaz.

İspat yükü ve bordronun rolü

Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi, kural olarak bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Buna karşılık işveren, Yönetmelik uyarınca fazla çalışma yaptırdığı işçilerin çalışma saatlerini gösteren bir belge düzenlemek ve imzalı bir nüshasını işçinin özlük dosyasında saklamak zorundadır.

İşyeri kayıtları, giriş çıkış kayıtları, puantaj cetvelleri, görev yazıları ve yazışmalar öncelikli delillerdir. Yazılı delil bulunmadığında tanık beyanına başvurulabilir.

Bordronun içeriği ve imza durumu ayrı bir öneme sahiptir. Yerleşik yargısal uygulamaya göre, imzalı ücret bordrosunda fazla çalışma tahakkuku yer alıyor ve işçi bordroyu ihtirazi kayıt koymadan imzalamışsa, o dönem bakımından fazla çalışma iddiası kural olarak yazılı delille ispatlanmalıdır. Bordroda fazla çalışma sütunu bulunmakla birlikte tahakkuk yapılmamışsa ya da bordro imzasızsa, iddia her türlü delille ispatlanabilir.

Fazla çalışma ücretinin tanık beyanına dayanılarak belirlendiği durumlarda, çalışmanın uzun bir döneme yayılması hâlinde hesaplanan miktardan takdiri bir indirim yapılması da yerleşik uygulamadır. Bu indirim, işçinin izin, rapor ve devamsızlık gibi nedenlerle her hafta aynı yoğunlukta çalışmasının hayatın olağan akışına uygun düşmemesine dayanır.

Zamanaşımı

Fazla çalışma ücreti bir ücret alacağıdır. 4857 sayılı Kanunun 32. maddesinin son fıkrasına göre ücret alacaklarında zamanaşımı süresi beş yıldır. Aynı sonuç, ücret gibi dönemsel edimleri beş yıllık zamanaşımına tabi tutan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 147. maddesinden de çıkmaktadır.

Bu alacak, 4857 sayılı Kanunun ek 3. maddesinde sayılan ve beş yıllık zamanaşımına tabi kılınan kalemler arasında ayrıca yer almaz; ek 3. madde yıllık izin ücreti ile kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, kötüniyet tazminatı ve eşit davranma ilkesine uyulmamasından doğan tazminatı kapsar. Fazla çalışma ücretindeki beş yıllık süre, ücret alacaklarına ilişkin genel kuraldan doğar.

Zamanaşımı her ay muaccel olan alacak bakımından ayrı ayrı işler. Bu nedenle uzun süren iş ilişkilerinde, talep edilebilecek dönem geriye doğru beş yılla sınırlı kalabilir.

Sonuç

Fazla çalışma ücreti; haftalık çalışma süresinin nasıl belirlendiğine, denkleştirme uygulanıp uygulanmadığına ve çalışmanın kayda geçirilme biçimine bağlı olarak değişen bir alacaktır. Zam oranları ve yıllık üst sınır kanunda açıkça düzenlenmişken, uyuşmazlığın sonucunu çoğu zaman ispat belirler.

Çalışma saatlerini gösteren kayıtların, bordroların ve ücret hesap pusulalarının saklanması bu nedenle önem taşır. Her somut olay kendi koşulları içinde ayrıca değerlendirilmelidir. Konuya ilişkin genel çerçeve için iş hukuku alanı incelenebilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Maaşa fazla mesai dâhildir şeklindeki sözleşme hükmü geçerli midir?

İş sözleşmelerinde ücretin fazla çalışmaları da kapsadığına ilişkin düzenlemeler uygulamada sıkça yer alır. Yerleşik yargısal uygulamaya göre böyle bir hüküm, yılda en çok iki yüz yetmiş saatlik fazla çalışma bakımından sonuç doğurabilir. Bu sınırı aşan çalışmaların karşılığı ise ayrıca ödenmelidir; aksi yöndeki sözleşme hükmü bu kısım bakımından sonuç doğurmaz.

Fazla çalışma yapmayı reddeden işçinin iş sözleşmesi feshedilebilir mi?

Fazla saatlerle çalışmak için işçinin onayının alınması gerekir. Onay, sözleşme kurulurken veya ihtiyaç doğduğunda yazılı olarak alınır ve işçi bu onayı otuz gün önceden yazılı bildirimle geri alabilir. Usulüne uygun biçimde onay vermemiş ya da onayını geri almış işçinin fazla çalışmayı reddetmesi tek başına haklı fesih sebebi oluşturmaz. Zorunlu nedenler ve olağanüstü durumlara ilişkin hükümler saklıdır.

Hafta tatili ve genel tatil çalışmaları fazla çalışma sayılır mı?

Bunlar ayrı alacak kalemleridir ve kendi hükümlerine göre hesaplanır. Ancak hafta tatilinde veya genel tatilde yapılan çalışmalar, haftalık kırk beş saatlik sürenin aşılıp aşılmadığının belirlenmesinde dikkate alınır. Aynı saatler için hem tatil ücreti hem fazla çalışma ücreti adı altında mükerrer hesaplama yapılmaması gerekir.

Fazla çalışma ücreti ne zamandan itibaren istenebilir?

Ücret alacaklarında zamanaşımı beş yıl olduğundan, dava veya arabuluculuk başvurusu tarihinden geriye doğru beş yıllık dönem talep edilebilir. Alacak her ay muaccel hâle geldiğinden zamanaşımı da dönemler itibarıyla ayrı ayrı işler. Bu nedenle talebin zamanında ileri sürülmesi, hak kaybını önlemek bakımından önemlidir.

İlgili Mevzuat

  • 4857 sayılı İş Kanunu m. 41
  • 4857 sayılı İş Kanunu m. 63
  • 4857 sayılı İş Kanunu m. 32
  • İş Kanununa İlişkin Fazla Çalışma ve Fazla Sürelerle Çalışma Yönetmeliği
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 147

İş Hukuku

İlgili Yazılar

Tümünü görüntüle