Saklı Pay ve Tenkis Davası: Kapsam, Süre ve Sonuçlar

Saklı pay oranları, tasarruf edilebilir kısım, tenkis davasının tarafları, hak düşürücü süreler ve muris muvazaasından farkı hakkında bilgiler.

İçindekiler

Mirasbırakan, malvarlığı üzerinde ölüme bağlı tasarrufta bulunma özgürlüğüne sahiptir. Bu özgürlük sınırsız değildir. Kanun, mirasbırakana en yakın olan bazı mirasçılara terekeden asgari bir pay güvencesi tanımıştır.

Bu güvenceye saklı pay denir. Saklı pay, mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufla veya sağlararası kazandırmalarla ortadan kaldıramayacağı kısımdır.

Saklı payı zedelenen mirasçının başvurabileceği yol tenkis davasıdır. Aşağıda saklı payın kapsamı, tenkis davasının işleyişi ve benzer davalardan farkı genel hatlarıyla açıklanmıştır.

Saklı pay ve tasarruf edilebilir kısım

Mirasçı olarak altsoyu, ana ve babası veya eşi bulunan mirasbırakan, mirasının saklı paylar dışında kalan kısmında ölüme bağlı tasarrufta bulunabilir (TMK m. 505). Bu kısma tasarruf edilebilir kısım denir.

Bu mirasçılardan hiçbiri yoksa mirasbırakan mirasının tamamında tasarruf edebilir. Buna göre yalnızca kardeşleri veya daha uzak hısımları bulunan bir kişi, terekesinin tamamını dilediğine bırakabilir.

Tasarruf edilebilir kısmın hesabında iki adım izlenir. Önce saklı paylı mirasçıların kimler olduğu ve yasal miras paylarının ne olduğu belirlenir; ardından bu paylar üzerinden saklı pay oranları uygulanır.

Saklı paylı mirasçılar ve oranları

Saklı pay oranları TMK m. 506’da şu şekilde belirlenmiştir:

  • Altsoy için yasal miras payının yarısı,
  • Ana ve babadan her biri için yasal miras payının dörtte biri,
  • Sağ kalan eş için, altsoy veya ana ve baba zümresiyle birlikte mirasçı olması hâlinde yasal miras payının tamamı, diğer hâllerde yasal miras payının dörtte üçü.

Bu listede kardeşler yer almaz. Kardeşlerin saklı payını düzenleyen üçüncü bent, 4 Mayıs 2007 tarihli ve 5650 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmıştır. Aynı Kanunla TMK m. 505’in birinci fıkrası da değiştirilmiştir. Dolayısıyla yürürlükteki düzenlemede kardeşler saklı paylı mirasçı değildir.

Sağ kalan eşin konumu dikkat çekicidir. Eş, altsoy veya ana baba zümresiyle birlikte mirasçı olduğunda yasal miras payının tamamı saklı pay olarak korunur. Bu durumda mirasbırakanın eşin payı üzerinde ölüme bağlı tasarrufta bulunma imkânı bulunmaz.

Tasarruf edilebilir kısmın hesabı

Tasarruf edilebilir kısım, terekenin mirasbırakanın ölümü günündeki durumuna göre hesaplanır (TMK m. 507). Hesap yapılırken terekeden şu kalemler indirilir:

  • mirasbırakanın borçları,
  • cenaze giderleri,
  • terekenin mühürlenmesi ve yazımı giderleri,
  • mirasbırakan ile birlikte yaşayan ve onun tarafından bakılan kimselerin üç aylık geçim giderleri.

Bu indirimlerden sonra bulunan net değere, mirasbırakanın sağlararası yaptığı ve kanunen hesaba katılması gereken karşılıksız kazandırmalar eklenir. Böylece tenkis hesabına esas alınacak farazi tereke ortaya çıkar.

Tenkis davasının tarafları, konusu ve sırası

Saklı paylarının karşılığını alamayan mirasçılar, mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısmı aşan tasarruflarının tenkisini dava edebilir (TMK m. 560). Davacı saklı paylı mirasçıdır; davalı ise tasarruftan yararlanan kişidir.

Saklı paylı mirasçı dava açmazsa, belirli koşullarla onun alacaklıları da harekete geçebilir. Mirasçının iflâsı hâlinde iflâs dairesi veya elinde ödemeden aciz belgesi bulunan alacaklılar, ihtara rağmen tenkis davası açılmazsa alacaklarının elde edilmesi için gerekli oranda bu davayı açabilir (TMK m. 562).

Tenkiste belirli bir sıra gözetilir. Ölüme bağlı tasarruflar, sağlararası kazandırmalardan önce tenkise tabi tutulur. Saklı pay sahibi mirasçılara ölüme bağlı tasarrufla yapılan ve tasarruf edilebilir kısmı aşan kazandırmaların, onların saklı paylarını aşan kısmı orantılı olarak tenkise tabi olur (TMK m. 561).

Davanın kabulü hâlinde tasarruf tümüyle geçersiz sayılmaz. Tenkis, yalnızca saklı payı zedeleyen kısım bakımından ve o ölçüde sonuç doğurur.

Hak düşürücü süreler ve tenkis def’i

Tenkis davası açma hakkı, mirasçıların saklı paylarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinin, diğer tasarruflarda mirasın açılması tarihinin üzerinden on yıl geçmekle düşer (TMK m. 571).

Bir tasarrufun iptali bir öncekinin yürürlüğe girmesini sağlarsa, süreler iptal kararının kesinleşmesi tarihinde işlemeye başlar.

Bu süreler hak düşürücü niteliktedir; hâkim tarafından kendiliğinden gözetilir. Buna karşılık tenkis iddiası def’i yoluyla her zaman ileri sürülebilir. Yani saklı paylı mirasçı davacı konumunda değilse ve kendisine karşı bir talep yöneltilmişse, süre geçmiş olsa dahi savunma olarak tenkis ileri sürebilir.

Mirasçılıktan çıkarma ile ilişkisi

Mirasbırakan, kanunda sayılan ağır sebeplerin varlığı hâlinde saklı paylı mirasçısını ölüme bağlı bir tasarrufla mirasçılıktan çıkarabilir. Bu sebepler, mirasçının mirasbırakana veya yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlemesi ya da aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemesidir (TMK m. 510).

Mirasçılıktan çıkarılan kimse mirastan pay alamayacağı gibi tenkis davası da açamaz. Ancak çıkarılanın altsoyu, o kimse mirasbırakandan önce ölmüş gibi saklı payını isteyebilir (TMK m. 511).

Çıkarma, ancak mirasbırakan tasarrufunda çıkarma sebebini belirtmişse geçerlidir. Çıkarılan itiraz ederse sebebin varlığını ispat, çıkarmadan yararlanan tarafa düşer. Sebep ispat edilemez veya tasarrufta belirtilmemişse tasarruf, mirasçının saklı payı dışında yerine getirilir (TMK m. 512).

Ayrıca hakkında borç ödemeden aciz belgesi bulunan altsoy, saklı payının yarısı için mirasçılıktan çıkarılabilir; bu yarının çıkarılanın doğmuş ve doğacak çocuklarına özgülenmesi şarttır (TMK m. 513).

Muris muvazaası ile tenkisin farkı

Uygulamada mirasbırakanın sağlığında yaptığı taşınmaz devirleri sıklıkla tartışma konusu olur. Burada iki ayrı hukuki yol bulunur ve bunların şartları farklıdır.

Tenkis, geçerli bir kazandırmanın saklı payı zedelemesi hâline ilişkindir. İşlem geçerlidir; yalnızca saklı payı aşan kısım indirime tabi tutulur. Dava yalnızca saklı paylı mirasçılar tarafından açılabilir ve TMK m. 571’deki hak düşürücü sürelere bağlıdır.

Muris muvazaası ise mirasbırakanın görünürdeki işlemle gerçek iradesini gizlemesi durumunu anlatır. Bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın gerçek ve ortak iradeleri esas alınır (TBK m. 19). Görünürdeki işlem gerçek iradeyi yansıtmadığı için geçersiz sayılır.

İki yol arasındaki farklar sonuç bakımından önemlidir. Muvazaa iddiası saklı paylı olsun olmasın tüm mirasçılar tarafından ileri sürülebilir ve hak düşürücü süreye tabi değildir. Talep, kazandırmanın indirilmesi değil, işlemin geçersizliğine dayalı olarak tapu iptali ve tescildir. Hangi yolun izleneceği, kazandırmanın niteliğine ve elde edilebilecek delillere göre belirlenir.

Sonuç

Saklı pay, mirasbırakanın tasarruf özgürlüğünün kanuni sınırını oluşturur. Bu sınırın aşılması hâlinde saklı paylı mirasçının başvurabileceği yol tenkis davasıdır.

Değerlendirmede saklı pay oranlarının doğru uygulanması, tasarruf edilebilir kısmın ölüm günündeki tereke üzerinden hesaplanması ve hak düşürücü sürelerin gözetilmesi belirleyicidir. Miras paylarının hesabı için yasal mirasçılar ve miras payları başlığındaki kurallar esas alınır. Her somut olay kendi koşulları içinde ayrıca değerlendirilmelidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Kardeşlerin saklı payı var mıdır?

Yürürlükteki düzenlemede yoktur. Kardeşlerin saklı payını öngören TMK m. 506’nın üçüncü bendi, 4 Mayıs 2007 tarihli ve 5650 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmıştır. Bugün saklı paylı mirasçılar altsoy, ana ve baba ile sağ kalan eştir.

Mirasbırakan malvarlığının tamamını bir kişiye bırakabilir mi?

Altsoyu, ana ve babası veya eşi bulunmayan mirasbırakan mirasının tamamında tasarruf edebilir (TMK m. 505). Bu mirasçılardan biri varsa tasarruf, saklı paylar dışında kalan kısımla sınırlıdır. Saklı payı aşan tasarruflar tenkise tabi olur.

Tenkis davası hangi sürede açılmalıdır?

Dava açma hakkı, saklı payın zedelendiğinin öğrenildiği tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinin, diğer tasarruflarda mirasın açılması tarihinin üzerinden on yıl geçmekle düşer (TMK m. 571). Süre hak düşürücüdür. Buna karşılık tenkis iddiası def’i yoluyla her zaman ileri sürülebilir.

Sağ kalan eşin saklı payı neden farklı düzenlenmiştir?

Sağ kalan eş için saklı pay, altsoy veya ana ve baba zümresiyle birlikte mirasçı olması hâlinde yasal miras payının tamamı, diğer hâllerde dörtte üçüdür (TMK m. 506). İlk durumda eşin yasal miras payının tamamı korunduğundan, mirasbırakanın bu pay üzerinde ölüme bağlı tasarrufta bulunması mümkün olmaz.

Tenkis davası tapu kaydının iptalini sağlar mı?

Tenkis, kural olarak kazandırmanın saklı payı zedeleyen kısmının indirilmesi sonucunu doğurur; tasarrufun tümüyle geçersizliğini gerektirmez. Tapu kaydının iptali daha çok, işlemin gerçek iradeyi yansıtmadığı yönündeki muvazaa iddiasının kabulü hâlinde gündeme gelir. İki talebin şartları ve süreleri farklıdır.

İlgili Mevzuat

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 505-506
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 560-571
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 510-513
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 19

Miras Hukuku

İlgili Yazılar

Tümünü görüntüle